Risale Haberi

ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama
Nur talebelerinin vazifesi nedir?

Nur talebelerinin vazifesi nedir?

Tarih 04 Şubat 2020, 13:47 Editör risalehaber

"BU ULÛM-U İMANİYEDEKİ FETVA VAZİFESİYLE TAVZİF EDİLMİŞİZ." (Risâle-i Nur'dan - Mektubat)





Nur talebelerinin asli vazifesi evvela kendilerinin ve sonra mü'min kardeşlerinin imanlarını tahkiki iman dersleriyle kuvvetlendirmektir.

"Hususî vazifemiz de, Kur'anın imanî hakikatlarını tahkikî bir surette ehl-i imana bildirip, onları ve kendimizi i'dam-ı ebedîden ve daimî ve berzahî haps-i münferidden kurtarmaktır."
(Risâle-i Nur'dan - Şualar)

-Peki bu vazifede dersimizi kimden alacağız? Kim bizi bu hizmette yetiştirecek?

"Benimle hakikat meşrebinde sohbet etmek ve görüşmek isteyen adam, hangi risaleyi açsa; benimle değil, hâdim-i Kur'an olan üstadıyla görüşür ve hakaik-i imaniyeden zevkle bir ders alabilir." (Risâle-i Nur'dan - Kastamonu Lahikası)

"Hem madem Sözler senin vicdanınla konuşabilirler. Her bir Söz'ü, şahsımdan değil belki Kur'an'ın dellâlından sana bir mektubdur ve eczahane-i kudsiye-i Kur'aniyeden birer reçetedir farzet. Gaybubet içinde hazırane bir musahabe dairesini onlar ile aç."
(Risâle-i Nur'dan - Barla Lahikası)

Bir nur talebesi dersini bizzat Risâle-i Nur'dan ve Üstadımızdan alır. Gölge ve vekil ve ders veren müderrisine ihtiyaç duymaz ve gerekte yoktur.

-Peki ders makamında ders okuyacağız. Nasıl okumalıyız?

"Üstadımız Bedîüzzaman, bir Nur talebesine Risale-i Nur'dan bazan okuyuvermek lütfunu bahşederken izah etmiyor, diyor ki: "Risale-i Nur, imanî mes'eleleri lüzumu derecesinde izah etmiş. Risale-i Nur'un hocası, Risale-i Nur'dur. Risale-i Nur, başkalarından ders almağa ihtiyaç bırakmıyor." (Risâle-i Nur'dan - Sözler)

Herhalde Üstadımızın bu tarzı ve tatbiki bize kafi ve vafidir. Bir Kur'an tefsiri ve bir külliyatki hocası kendisi olsa, acaba daha hangi hocaya ve izahcıya ihtiyaç olur?

   "Hem madem ben sizlere kanaat ettim ve ediyorum, başkalara bakmıyorum, meşgul olmuyorum. Siz dahi Risale-i Nur'a kanaat etmeniz lâzımdır, belki bu zamanda elzemdir."
(Risâle-i Nur'dan - Kastamonu Lahikası)

-Birisi güzelce izah ederek anlatarak ders yapsa daha tesirli olmaz mı?

"Me'hazın kudsiyeti, çok bürhanlar kuvvetinde tesirat gösteriyor; onun ile, ahkâmı umuma kabul ettiriyor. Ne vakit dellâl ve vekil gölge etse, yani onlara teveccüh edilse, o me'hazdaki kudsiyetin tesiri kaybolur." (Risâle-i Nur'dan - Mektubat)

Risâle-i Nur'un Kur'ani nurlarına gölge etmemiz hizmet olmaz sadece hezimet olur. Bu şekilde izah ederek ve anlatarak hizmet ediyorum ve hizmet yapıyorum anlayışı ise, Risâle-i Nur'u ve Üstadımızın adetini ve tarzını bilmemektir. Üstadımızın meslek ve meşrebine zarar vermektir.

-Peki birisi kitab çıkarsa ne olur ki?

"Eğer biri, dairemiz içinde nefsin enaniyet-i ilmiyeden aldığı bir his ile, şerh ve izah haricinde birşey yazsa; soğuk bir muaraza veya nâkıs bir taklidcilik hükmüne geçer." (Risâle-i Nur'dan - Mektubat)

Risâle-i Nur'u izah edecek kitapları yazmak ve Risâle-i Nur derslerini izahlı yapmak aynı şeydir. İkiside Risâle-i Nur'un Kur'anî Nurlarının yok olmasına sebeptir ve kitap yazanın ve derste izah edenin kendi kafa fenerlerinin ürünü olur. Bu da orda anlatımak istenen bir çok mana ve nurun sönmesi demektir.

-Şerh ve izah diyor. Burayı nasıl anlamalıyız?

"Meselâ Kur'an'ın Kelâmullah olduğuna ve i'cazî nüktelerine dair müteferrik risalelerdeki parçalar toplansa veya haşre dair ayrı ayrı bürhanlar cem'edilse ve hâkeza.. mükemmel bir izah ve bir haşiye ve bir şerh olabilir." (Risâle-i Nur'dan - Barla Lahikası)

Buradaki şerh ve izah ifadesi Risâle-i Nur'un başka yerinde anlatılmış ve nasıl olacağı bizzat Üstadımız tarafından ifade edilmiştir. "Mesela Kur'an'ın Kelâmullah olduğuna ve i'cazî nüktelerine dair müteferrik risalelerdeki parçalar toplansa veya haşre dair ayrı ayrı bürhanlar cem'edilse ve hakeza.. mükemmel bir izah ve bir haşiye ve bir şerh olabilir." Buyurluyor.
Şerh ve izahı Risâledeki bu şekliyle anlamak gerektir. Yoksa herkes kendisine burdan bir vazife çıkarırki bu da Risâle-i Nur'un tahrip ve tahrif edilmesi olur.

-Şerh ve izahlı ve mütalaalı ders olursa insanlar daha iyi anlamazlar mı?

"Bu hususta arzedeyim ki, üstadımız Bedîüzzaman, bir Nur talebesine Risale-i Nur'dan bazen okuyuvermek lütfunu bahşederken izah etmiyor, diyor ki: "Risale-i Nur, imanî mes'eleleri lüzumu derecesinde izah etmiş. Risale-i Nur'un hocası, Risale-i Nur'dur. Risale-i Nur, başkalarından ders almağa ihtiyaç bırakmıyor. Herkes istidadı nisbetinde kendi kendine istifade eder. Aklınız herbir mes'eleyi tam anlamasa da, ruh, kalb ve vicdanınız hissesini alır. Ne kadar istifade etseniz, büyük bir kazançtır......"

".....Okunan Türkçe veya Arabça bir risalenin izahı, başka bir risalede varsa, onu getirip okuyor."
(Risâle-i Nur'dan - Sözler)

Burda bizzat Üstadımızın ders okuma şekli ifade edilmiştir. Üstadımız ders esnasında kendisi izah etmekten imtina göstermiş ise, acaba hangi akıl ve kafa olabilirki bu İman ve Kur'an derslerini izaha koyulsun ve yapabilsin?
Heyhat!
Hem derste izahta bulunmak demek, Üstadımızın ifade ve üslubunu yetersiz ve anlaşılmaz görmek demektir.

-Risâle-i Nur haricinde kitap çıkarılsa, hizmet olmaz mı?

"Risale-i Nur, hakaik-i İslâmiyeye dair ihtiyaçlara kâfi geliyor, başka eserlere ihtiyaç bırakmıyor. Kat'î ve çok tecrübelerle anlaşılmış ki, imanı kurtarmak ve kuvvetlendirmek ve tahkikî yapmanın en kısa ve en kolay yolu Risale-i Nur'dadır." (Risâle-i Nur'dan - Kastamonu Lahikası)

"Eskiden kırk günden tut, tâ kırk seneye kadar bir seyr ü sülûk ile bazı hakaik-i imaniyeye ancak çıkılabilirdi. Şimdi ise Cenab-ı Hakk'ın rahmetiyle, kırk dakikada o hakaika çıkılacak bir yol bulunsa; o yola karşı lâkayd kalmak, elbette kâr-ı akıl değil..." (Risâle-i Nur'dan - Mektubat)

Vazifemiz ve her müslümana düşen vazife ve mes'uliyet; Kur'anın bu asra bakan vechesini tefsir edip güneş gibi bu asrın karanlıklarını dağıtan Risâle-i Nur külliyatını elde edip mütemadi bir şekilde okumak ve okutmaktır. Yoksa mum ışığı mesabesinde bile olamayan kitapları yazmak ve yaymak suretiyle bu güneş misal eserin önüne set olmak değildir.

"Evet Güneş varken mumların ışığı altına girmeye ihtiyaç yok." (Risâle-i Nur'dan - Mektubat)

-Risâle-i Nur'un dili ağır olduğu için Âlim olanlar derste izah etseler ne olur ki?

"Risale-i Nur'daki gayet ince nükteleri derkeden basiretli âlimler de der ki: Bir âlimin yüksek bir ilmi olabilir fakat Risale-i Nur'u cemaata okurken tafsilata girişip eski malûmatlarıyla açıklarsa; bu izahatı, Risale-i Nur'un beyan ettiği, asrımızın fehmine uygun ve ihtiyacına tam cevab veren hakikatların anlaşılmasında ve tesiratında ve Risale-i Nur'un mahiyetinin derkine bir perde olabilir. Bunun için, bazı lügatların manalarını söyleyerek aynen okumak daha müessir ve daha efdaldir." (Risâle-i Nur'dan - Sözler)

"Aynen öyle de: Manevî bir elektrik olan Resaili'n-Nur dahi gayet yüksek ve derin bir ilim olduğu halde, külfet-i tahsile ve derse çalışmağa ve başka üstadlardan taallüm edilmeğe ve müderrisînin ağzından iktibas olmağa muhtaç olmadan herkes derecesine göre o ulûm-u âliyeyi, meşakkat ateşine lüzum kalmadan anlayabilir, kendi kendine istifade eder, muhakkik bir âlim olabilir. Hem işaret eder ki; Resaili'n-Nur müellifi dahi ateşsiz yanar, tahsil için külfet ve ders meşakkatine muhtaç olmadan kendi kendine nurlanır, âlim olur."
(Risâle-i Nur'dan - Şualar)

Demekki Risâle-i Nur'u ders anında izah etmeden aynen okumak ve kişinin kendisi hususi olarak evinde işinde aynen okuması daha müessir ve istifadeye medar olur. Ve bu şekilde kendi kendine nurlanır, âlim olur. Âlimlerin ve müderrislerin ağzından iktibas edilerek âlim olunur ve istifade edilir denilmemiş.

-Peki tekrar soracak olursak; Risâle-i Nur'un dersi nasıl olacak?

"Elbette her adam her mes'eleyi her cihette anlamaz. Fakat herkes her mes'eleden bir derece hisse alabilir. "Bir şey bütün elde edilmezse, bütün bütün elden kaçırılmaz." kaidesiyle, "bu manevî bahçenin bütün meyvelerini koparamıyorum" diye vazgeçmek kâr-ı akıl değildir. İnsan ne kadar koparsa, o kadar kârdır." (Risâle-i Nur'dan - Lemalar)

"Bunun için, bazı lügatların manalarını söyleyerek aynen okumak daha müessir ve daha efdaldir."
(Risâle-i Nur'dan - Sözler)

Risâle-i Nur'u aynen okumak ve okutmak ve bu suretle kendimizin ve mü'minlerin imanlarını tahkiki iman dersleriyle kuvvetlendirmek en büyük hizmettir.

"Bu zamanda en büyük bir ihsan, bir vazife; imanını kurtarmaktır, başkaların imanına kuvvet verecek bir surette çalışmaktır." ( Risâle-i Nur'dan - Emirdağ Lahikası)

"O şakirdlerin gayet keskin kalb basireti şöyle bir hakikatı anlamış ki: Risale-i Nur'la hizmet ise, imanı kurtarıyor...." (Risâle-i Nur'dan - Kastamonu Lahikası)

-Netice-i Kelam;

"Bu kat'î hakikatlar meydanda iken, ona bütün kuvvetimizle sarılmamak, baştan aşağı Risale-i Nur'u tedkik etmemek, alâkadar olmamak, ancak gafletin eseri olabilir." (Risâle-i Nur'dan -Asa-yı Musa)

"Ne büyük bahtiyarlıktır ki, bu saadetlere mazharız. Ne kadar bedbahtlıktır ki; bu nurlara göz yumarlar. Ne derece hatadır ki, bu hakaika lâyıkı vechile alâkadar olunmaz. Ne câniyane ve ahmakane bir ruhtur ki, üflemekle bu güneşi söndürmek düşünürler."
(Risâle-i Nur'dan - Barla Lahikası)

Mesut Güler

Bu haber 432 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Nur Aleminden Haberler

Nur Talebelerine İlişmenin Vehameti ve Dikkat Edilmesi Gereken Hukuklar

Nur Talebelerine İlişmenin Vehameti ve Dikkat Edilmesi Gereken Hukuklar Üstad Bediüzzaman Said Nursi hazretlerine, Risâle-i Nur'a ve Talebelerine ilişmenin vehâmeti ve bu hizmeti İman...

Elaziz’de Hacı Hulusi Bey Mevlidi

Elaziz’de Hacı Hulusi Bey Mevlidi Bediüzzaman Hazretlerinin Nur’un birinci talebesi dediği, manevi varisi Hacı Hulusi Yahyagil Bey vefatının sene-i d...
Diyanet Dairesi ve Risale-i Nur’un Neşri06 Şubat 2019

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

ANKET

En Son Ne Zaman Risale-i Nur Okudunuz ?







Tüm Anketler

GALERİ

Sitemizdeki tüm yayınları izin almadan yayınlayabilirsiniz
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi