Risale Haberi

ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama
Bazı Eserlerin Risale-i Nur’a Perde Olması

Bazı Eserlerin Risale-i Nur’a Perde Olması

Tarih 10 Şubat 2019, 16:16 Editör Mütefekkir

Bazı Eserlerin Risale-i Nur’a Perde Olması

BAZI ESERLERİN RİSALE-İ NUR’A PERDE OLMASI 

                                                                                              05-10-98

 

Risale-i Nur dairesinde bulunanlar fikir mahsulü olan eserleri, ilham eseri olan Risale-i Nur’a perde ve gölge yapmamalıdırlar. Ancak Nurları takdim, teşvik, tamim ve tebliğ gibi yazılanları müstesna.

 

Risale-i Nur, ekseriyet itibariyle ilham eseri olduğundan, fikr-i beşerin eseri O’na takaddüm edemez. Çünkü ilham, sonsuz ilm-i ilahiden gelir. İlm-i ilahi ise; her şeyi ve herkesi bütün hususiyet ve ahvâliyle bildiği için en isabetli ve en muvafık ve mânâ külliyetinde ve kudsiyete sahib ve devâ olacak mânâları ilham eder. İnsan ise, idrak ve hislerinin teşkil ettiği hususi âleminin rengine göre görür. Bu mes’eleyi izah eden, 24. Sözün ikinci dalında;

 

“…İnsan çendan bütün esmaya mazhar ve bütün kemalâta müstaiddir. Lâkin iktidarı cüz’i, ihtiyarı cüz’i, istidadı muhtelif, arzuları mütefavit olduğu halde binler perdeler, berzahlar içinde hakikatı taharri eder. Onun için hakikatın keşfinde ve hakkın şuhudunda berzahlar ortaya düşüyor…”

Sözler  24.Söz 2.Dal (336 p1)

denilmiştir.

 

Yine bu mevzuyu te’yid bâbında, fikr-i beşerin nâkısiyetini bildiren on üçüncü sözün son yarısı ve yirmi yedinci söz, yani içtihâd risâlesinde Hz. Üstad “bu zamanda” kaydını koyarak; hayat-ı dünyeviyenin te’mini, siyaset merakları ve ahkâm-ı diniyeye teslimiyet yerine felsefe ve aklın maslahâtına tâbi olmak gibi üç mühim hususiyetle, cemiyetin, semavilikten uzaklaşması neticesinde erbâb-ı ilmin, ilm-i şeriatta ve kemâlât-ı diniyede kifayetsizliği izah ve isbat edilmiştir.

 

Hem yine daha ehemmiyetli bir cihet vardır ki o da; manen vazifeli olup, hadis-i şerifte müjdelenen müceddid zatların irşad sahasında, bilhassa O’nun manevi şahsiyetini bilenler, allâme de olsalar değil eser yazmak belki vazifeleri, o zatın eserleriyle hizmet etmektir. Bakınız, manen vazifeli şahsiyetler hakkında Şualar sahife 669’da;

 

“Her asır başında hadîsçe geleceği tebşir edilen dinin yüksek hâdimleri; emr-i dinde mübtedi’ değil, müttebi’dirler. Yani, kendilerinden ve yeniden bir şey ihdas etmezler, yeni ahkâm getirmezler. Esasat ve ahkâm-ı diniyeye ve sünen-i Muhammediyeye (A.S.M.) harfiyen ittiba’ yoluyla dini takvim ve tahkim ve dinin hakikat ve asliyetini izharve ona karıştırılmak istenilen ebâtılı ref’ u ibtal ve dine vaki’ tecavüzleri redd ü imha ve evamir-i Rabbaniyeyi ikame ve ahkâm-ı İlahiyenin şerafet ve ulviyetini izhar u ilân ederler. Ancak tavr-ı esasîyi bozmadan ve ruh-u aslîyi rencide etmeden yeni izah tarzlarıyla, zamanın fehmine uygun yeni ikna’ usûlleriyle ve yeni tevcihat ve tafsilât ile îfa-i vazife ederler…Bunların Kitabullah’ın tefsiri ve ahkâm-ı diniyenin izahı ve zamanın fehmine ve mertebe-i ilmine göre tarz-ı tevcihi sadedinde yazdıkları eserler, kendi tilka-yı nefislerinin ve kariha-i ulviyelerinin mahsulü değildir, kendi zekâ ve irfanlarının neticesi değildir. Bunlar, doğrudan doğruya menba-i vahy olan Zât-ı Pâk-i Risalet’in (A.S.M.) manevî ilham ve telkinatıdır…”

 

Şualar 15.Şua 2.Makam ( 669 p 1 ve 2)

diye beyan edilmiştir.

 

Görüldüğü gibi fikr-i beşer, semâvilikle müvazeneye gelmediğinden, asrın irşadıyla muvazzaf Kur’anî ve ilhamî eserler mevcutken, onun manen muvazzâfiyetini bilip ve kabul edenler o âsâr ile hizmet etmeleri icap eder. O ilhâmî âsârın  bu asırda Risale-i Nur olduğunu beyan için Hz.Üstad:

 

…Nurlardaki mal benim değil, Kur’ânın malıdır. Fikrimin mahsûbu değil, belki şiddet-i ihtiyacım için bu zamanda en evvel o kutsî ilâçlar bana verilip tercümân oldum…

Siyaset Şerh Ve İzah Meseleleri( 37)

 

 

…Resail-in Nur’un mesaili; ilim ile, fikir ile, niyet ile ve kasdî bir ihtiyarla değil; ekseriyet-i mutlaka ile sünuhat, zuhurat, ihtarat ile oluyor…

 

Kastamonu Lahikası (210 p3)

 

Bazı sualler soruyorsunuz. Aziz kardeşim, yazılan galib Sözler ve Mektublar; ihtiyarsız, def’î ve ânî bir surette kalbe geliyordu, güzel oluyordu. Eğer ihtiyar ile Eski Said gibi kuvve-i ilmiye ile düşünüp cevab versem; sönük düşer, noksan olur…

 

Mektubat 23.Mektub  (279 p1)

 

Bütün Sözlerde konuşan ben değilim. Belki, işarat-ı Kur’aniye namına hakikattır. Hakikat ise hak söyler, doğru konuşur…

 

Sözler 32.Söz 3.Mevkıf 2.Noktanın 2.Mebhası Mühim Bir Sual/Mukaddeme (651 p2)

 

…ben Kur’an-ı Hakîm’in sırf bir hizmetkârıyım, o mukaddes dükkânın bir dellâlıyım. Şahsî dükkânımdaki perişan, ehemmiyetsiz şeyleri satışa çıkarmayacağım ve çıkarmak istemiyorum. Çünki Kur’an-ı Hakîm’in kudsî elmaslarının kıymetlerine şübhe îras etmemek için, perişan ve şahsî dükkânımda bulunan kırık cam parçalarını satsam; hakikî sarraf olmayan müşteriler, dellâllık vaktinde elimde gördükleri elmaslara da şişe nazarıyla bakabilirler, zihinlerine bir iltibas, bir şübhe gelir. Onun için şahsî dükkânımı kat’iyyen kapamışım. Bana o mukaddes dükkânın hizmetkârlığı yeter. Müflis bir hizmetkâr olsam, daha hoşuma gidiyor.

 

Barla Lahikası Mektubatın 3.Kısmı (269 p1)

 

Bu gibi hakikatler muvacehesinde, Nur’un talebeleri Risâle-i Nur’un vazifedâr olduğu sahada eser yazmamışlar. Ancak takriz, takdim, tebliğ ve müdafaa nev’inden yazıları vardır. Zira, insan kendi mahsulât-ı fikriyesini daha çok sevmek ve beğendirmek hislerine sahiptir. Şayet bir had konulmamış olsa birçok Nurcu kalemlerin telif sahasına atılarak teşettüt başlatma ihtimalleri vardır. Bu nedenlerden ötürü Üstadımız, daire-i Nur’da olanlara telifâtla değil, Nur’ların dersi, neşri, intişarı ve tebliği gibi hizmet yolunu göstermiştir. Bu hakikati teyid eden bazı ihtarları şöyledir:

 

…Risale-i Nur’un şakirdleri içinde çok alimler, çok edipler ve muharrirler var. Hiçbirisi şimdiye kadar lahikaya girmeyen Risale-i Nur hesabına eser yazmadığının sebebi, bir hodgâmlık ve hodfuruşluk olmamak ve Risale-i Nur’un haricinde başka meşguliyette bulunmamak ve başka muharrirlerin o cihette iştihalarını açmamak içindir…

Siyaset Şerh Ve İzah Meseleleri( 58)

(Hz.Üstad’ın gayr-ı münteşir bir mektubu. Daktilo)

 

Bir şey daha kaldı, en tehlikesi odur ki: İçinizde ve ahbabınızda, bu fakir kardeşinize karşı bir kıskançlık damarı bulunmak, en tehlikelidir. Sizlerde mühim ehl-i ilim de var. Ehl-i ilmin bir kısmında, bir enaniyet-i ilmiye bulunur. Kendi mütevazi de olsa, o cihette enaniyetlidir. Çabuk enaniyetini bırakmaz. Kalbi, aklı ne kadar yapışsa da; nefsi, o ilmî enaniyeti cihetinde imtiyaz ister, kendini satmak ister, hattâ yazılan risalelere karşı muaraza ister. Kalbi risaleleri sevdiği ve aklı istihsan ettiği ve yüksek bulduğu halde; nefsi ise, enaniyet-i ilmiyeden gelen kıskançlık cihetinde zımnî bir adavet besler gibi, Sözler’in kıymetlerinin tenzilini arzu eder tâ ki kendi mahsulât-ı fikriyesi onlara yetişsin, onlar gibi satılsın. Halbuki bilmecburiye bunu haber veriyorum ki:

 

“Bu dürûs-u Kur’aniyenin dairesi içinde olanlar, allâme ve müçtehidler de olsalar; vazifeleri -ulûm-u imaniye cihetinde- yalnız yazılan şu Sözler’in şerhleri ve izahlarıdır(*) veya tanzimleridir. Çünki çok emarelerle anlamışız ki: Bu ulûm-u imaniyedeki fetva vazifesiyle tavzif edilmişiz. Eğer biri, dairemiz içinde nefsin enaniyet-i ilmiyeden aldığı bir his ile, şerh ve izah haricinde birşey yazsa; soğuk bir muaraza veya nâkıs bir taklidcilik hükmüne geçer.Çünki çok delillerle ve emarelerle tahakkuk etmiş ki: Risale-i Nur eczaları, Kur’anın tereşşuhatıdır; bizler, taksim-ül a’mal kaidesiyle, herbirimiz bir vazife deruhde edip, o âb-ı hayat tereşşuhatını muhtaç olanlara yetiştiriyoruz!..”

Mektubat 29. Mektub 6.Risale Olan 6.Kısım 5.Desise-i Şeytaniye (426 p2)

 

…Risale-i Nur dairesinin yakınında bulunan ehl-i ilim ve ehl-i tarîkat ve sofi-meşreb zâtlar, onun cereyanına girmek ve ilim ve tarîkattan gelen eski sermayeleriyle ona kuvvet vermek ve genişlemesine çalışmak ve şakirdlerini teşvik etmek ve bir buz parçası olan enaniyetini, tam bir havuzu kazanmak için, o dairedeki âb-ı hayat havuzuna atıp eritmek gerektir ve elzemdir. Yoksa Risale-i Nur’a karşı rakibane başka bir çığır açmak ile hem o zarar eder, hem bu müstakim ve metin cadde-i Kur’aniyeye bilmeyerek zarar verir; zındıkaya bir nevi yardım olur.

Bu haber 553 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Müdafaalar

Metin Külünk'ten Açıklama : FETÖ Bir Risale-i Nur Hareketi Değildir!

Metin Külünk'ten Açıklama : FETÖ Bir Risale-i Nur Hareketi Değildir! Dikkat

YOK ÖYLE BİR ŞEY KARDEŞİM

YOK ÖYLE BİR ŞEY KARDEŞİM Binlerce kahraman gibi 15 Temmuz Gecesi fakir de meydanlardaydı.
Diyanet Dairesi ve Risale-i Nur’un Neşri06 Şubat 2019

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

ANKET

En Son Ne Zaman Risale-i Nur Okudunuz ?







Tüm Anketler

GALERİ

Sitemizdeki tüm yayınları izin almadan yayınlayabilirsiniz
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi